|
KONGRE KAPANIŞ BİLDİRİSİ
Toplum, belli amaçlar etrafında toplanan insanların oluşturduğu sosyal yapıdır. Bir topluluğun toplum olabilmesi için aynı toprak parçasında bulunmuş olması yeterli değildir. Bunun yanında toplumu toplum yapan ortak ideal dil, din, tarih bilincinin gelişmiş ve yerleşmiş olması gerekmektedir.
Toplumların da insanlar gibi bir kaderi çizgileri vardır. Doğar, gelişir ve ölürler…
Doğum-gelişme ve ölüm üçlü aşamasında toplumlar için en sancılı aşamalar kuşkusuz doğum ve ölüm aşamalarıdır. Fakat bu doğum ve ölüm sürecinden daha zor bir süreç daha vardır, bir dördüncü süreç: Yeniden Doğma Süreci… Üç aşamayı geçirmiş bir toplumun yeniden ayağa kalkma aşaması.
Yeniden doğma süreci, siyasal alanın yanında, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda da en zor aşamadır. Arayış dönemlerinde toplumlar uçlarda gezerler. Bu süreci bu denli zor kılan, toplumun tehlikeli uçlarda kimliğinden uzak birkaç nesil kaybetmesidir. Bu realite göz önüne alındığında görülecektir ki her arayış toplumu doğruya, güzele, iyiye götürmemektedir. Çünkü doğruya yanlış yollarla varılamaz. Dış etkiyle başlayan ve sonuçlanan bir arayış reaksiyona sebep olacaktır. Topluma kimlik kazandıran; bir harekete, karşı hareket olan reaksiyon değil, toplumsal fikir sancısı ve kültürel yoğrulması olan aksiyondur.
Toplumları doğru istikamete kendi dini, dili, tarihi, mekanı ve geçmişini, başka bir ifadeyle, sosyal genleri göstermektedir.
Yeniden doğma süreci, 21. yüzyılın başında, Orta Asya halklarına bakıldığında net olarak gözlemlenen bir dördüncü aşamadır. Sovyet egemenliğinde, sahip oldukları kimliklerinden farklı davranmaya zorlanan toplumlar bir travma yaşamıştır. Sovyet sonrası dönem bu devletler için belli bir transformasyonu zorunlu kılmıştır: Topluluk halinden ortak dil, din ve ortak tarih bilinci etrafında toplanıp toplum olma transformasyonu.
Orta Asya’nın önemli bir isimi olan Cengiz Aytmatov eserlerinde kimlik arayışına sık sık yer vermekte ve Orta Asya toplumlarına, yaşanan transformasyonda, ortak doğru tarih bilinci noktasında yön göstermektedir. Cengiz Aytmatov’un kimlik arayışını en belirgin olarak işlediği eseri ‘Beyaz Gemi’dir. Eser bir çocuk üzerine kurgulanmıştır, adsız bir çocuk üzerine. Aytmatov, ona roman boyunca hiç ismiyle hitap etmez. Çünkü onun bir ismi yoktur; o isimsiz, adsız bir çocuktur. Çocuğu adsız kılan sebep ise ona isim olacak bir geçmişinden habersiz bırakılmasıdır.
Orta Asya toplumları, kimlik tanımlaması yapmalı ve bir “ben” kimliği oluşturmalıdır. Fakat bu ben oluşumu, klasik “biz ve öteki” düalizminin içsel karakteri olan “bizi” “ötekinin” değili, karşıtı olarak tanımlama ve konumlandırma olmamalıdır.
Bu yüzyılda, küreselleşmenin etkisi birçok alanda hissedilmektedir. Kimlik arayışını tamamlayamamış toplumların, baskın olan kültürün esiri olmaları küreselleşmenin bir sonucudur. Orta Asya toplumlarında yaşanan sorunların, küresel güçler tarafından oluşturulduğu ve çözümsüzlüğe götürüldüğü bilinen bir gerçektir. Yine bu bölgenin içine çekildiği önemli bir sorun, üst kimliğin tam oluşamamasından dolayı alt kimliklerin üst kimlik yerine geçirilmeye çalışılmasıdır. Farklı tarih kimlikleri oluşturulan bu toplumlar bir araya gelip, bir güç oluşturma inisiyatifini kaybetmekte ve birbiriyle rekabet eder hale gelmektedir.
I. Uluslar arası Sosyal Bilimciler Kongresi, “21. yüzyılda dünya barışına, insan haklarına, medeniyetleri çatıştırarak değil, medeniyetleri barıştırarak, insanları ben ve ötekisi diye ayırmadan herkese biz diyebilen bir sosyal bilimciler anlayışı ile Orta Asya’yı yeniden yapılandırmaya katkıda bulunmak” hedefiyle bitirilmişti. Orta Asya toplumlarının arayışları özelinde düzenlenen, II. Uluslar arası Sosyal Bilimciler Kongresi ile bu hedefe bir adım daha atılmıştır.
“Orta Asya Toplumlarında Sosyal Siyasal Ekonomik Arayışlar” üst başlığıyla düzenlenen II. Kongre oturumlarında, Orta Asya toplumlarının arayışlarının, toplumun temel bileşkeleri olan dil, din ve ortak tarih temelinde yapılması gerektiği görüşü paylaşılmıştır.
Kongrede, sosyal, siyasal, dini ve ekonomik kimlik arayışları tartışılmıştır. Demokrasiyle bağdaşan İslam inancının, Orta Asya toplumlarının kimlik arayışında belirleyici faktör olabileceği fikrine varılmıştır. Çözüm üretimi kapsamında, toplum için zararlı olan aşırı uçların tehlikelerinin, sosyal bilimler tarafından en aza indirgenmesi gerektiği kararı alınmıştır.
Ekonomi alanındaki arayış oturumlarında tartışılan konu ise, ekonomik ihtiyaçların mı siyasal ihtiyaçları tetiklediği, yoksa aksinin mi olduğu konusudur. Bu sorunun cevabı Orta Asya toplumlarının ekonomik arayışlarına yön verecek nitelikte önemli bir sorunu içinde barındırmaktadır. Ekonomik arayış noktasında, Orta Asya toplumlarının kayıt dışı ekonomiyi önlemek için gerekli siyasal önlemler alması gerektiği fikri benimsenmiştir.
Eğitim alanındaki arayış ise Sovyet sonrası dönemde, Orta Asya toplumlarının kendi kültürlerine uygun eğitim sistemleri geliştirme sorunları bağlamında tartışılmıştır. Eğitim alanında, Orta Asya halklarının kültür öğelerinin temel alınması yanında, çok dilli ve çok yönlü bir eğitim sistemi modeli benimsenmiştir.
II. Uluslar arası Sosyal Bilimciler Kongresinde saptanan ve konuşulan bu temel konuların çözümü adına Kongre Bilim Kurulu tarafından belli kararlar alınmış ve somut adımlar atılmıştır.
Kongre süresince tartışılan konular, Uluslar arası Sosyal Bilimler İşbirliği Platformu’nun gerekliliğini ve yararlı katkılarda bulunacağını bir kez daha göstermiştir.
Kongre Bilim Kurulu tarafından,
Platformun, çalışmalarına kongre sonrasında da devam etmesi ve III. Kongre hazırlıklarını yürütmesi, çalışma prensiplerinin belirlenip katılımcılara ve kamuoyuna bildirmesi,
Kongre’nin iki senede bir, farklı bir ülkede yapılması,
Platform bünyesinde, farklı ülkelerden, farklı disiplinlerde, kendi alanında uzman sosyal bilimcilerin bir araya geldiği çalıştayların yapılmasına,
Çalıştayların 6 aylık periyotlarla farklı ülkelerde yapılması,
Çalıştay sonuçlarının, kamuoyuna ve sosyal bilim dünyasına duyurulmasına ve yayınlanması,
Sene sonunda ise farklı çalışma gruplarının bir araya gelmesine ve bunun planlamasının Platform Sekretaryası tarafından yürütülmesi,
Kongre bildirilerinin, www.issctr.com internet adresine elektronik olarak konması ve kitap haline getirilip yayınlanmasına,
Uluslar arası sosyal bilimciler haberleşme ağının oluşturulması çerçevesinde bütün katılımcıların dahil olacağı bir elektronik posta grubunun oluşturulması,
Hakemli, Uluslar arası Sosyal Bilimler Dergisi’nin, 6 aylık aralıklarla yayınlanması, kararları alınmıştır.
|